Pg Art Gallery yaz ayları boyunca sürmekte olan sergi dizisiyle, çeşitli disiplinlerde üretim yapan sanatçıların yapıtlarını bir araya getirmeye devam ediyor. Bu etkinliğin Ağustos boyunca izlenebilecek ikinci ayağında Jak Baruh, Roeki Symons ve Maura Sullivan’ın farklı yönelimlerle ele aldıkları fotoğrafları ile Kemal Tufan’ın heykelleri yan yana geliyor.
Metropol üzerine temellen çalışmalarıyla tanınan Jak Baruh, bu sergide yer alan iki yeni fotoğrafında New York’un ruhunu yansıtan dinamik ve ışıltılı hallerini kendi objektifinden gözler önüne seriyor. Bu işler şehri imlemenin ötesinde şehirli insanın yaşam serüvenine dair tasvirler de sunuyor. Farklı bakış açısıyla metropolü ele alan bir diğer sanatçı da Roeki Symons. Hollandalı sanatçı ‘Downtown’ serisinde post-modern kentlerde yaşayan insanların kabusa dönüşmüş yaşam rüyalarına göndermeler yapıyor. Baloncuklu ilaç kutularıyla inşa ettiği şehir manzarası uzaktan romantik ve barışçıl bir kent panoraması sunarken malzeme keşfedildiğinde, görüntünün ardına gizlenen tehlikeler açığa çıkıyor. Amerikalı sanatçı Maura Sullivan ise temel konusu insan olan çalışmalarındaki hareketsiz bedenler, donuk bakışlar ve kesik kadrajlarla kurgusal bir atmosferde şiirsel bir anlatıma yöneliyor. Sanatçı, tradisyonel yöntemler kullanarak yoğunlaştığı nostaljik siyah-beyaz kareleri sinematografik tarzıyla pekiştiriyor. Seçkide fotoğrafların yanı sıra sunulan heykeller ise Kemal Tufan’a ait. İroni yüklü bir anlatım dili kullanan Tufan, insan-doğa-yaşam üçlemesi üzerine üretimler yapıyor. Kendi sularını bünyelerinde barındıran dere taşlarıyla metali birleştirdiği ‘Lick it’ serisinden heykelleri ve ‘Tricycle’ adlı büyük boyutlu işi görülebilir.