Hale Güngör’ün kişisel sergisi, 1 – 3 Mart 2013 tarihleri arasında İstanbul Tophane’de bulunan Pg Art Gallery’de gerçekleşecektir.
Hayatının yaklaşık yarısını kendi ülkesi dışında geçirmiş, ana dilini konuşmadan yaşamış ve “yabancı” statüsünde bulunmuş olan sanatçının resimlerinde aidiyet ile yabancılaşma arasındaki sorgulama ve bir evi yeniden kurmanın nasıl mümkün olabileceğine dair kaygı öne çıkar. Güngör’ün çalışmalarında canlı ya da cansız unsurlar çoğu zaman ait olmadıkları yerlerde karşımıza çıkar. Sanatçı, fiziksel ve düşünsel kolaj kullanımından yararlanarak kültürel anlamda rahatlık ve rahatsızlık kavramlarını sorgular; bunu yaparken akıl ile tuhaflık arasındaki alanı bir kılavuz olarak kullanır.
Bu sergide görülecek en yeni çalışmalarında Güngör, bir göçmenin köksüz zihnini ifade edebilmek için “arada kalan” mekânları araştırır. Bu bağlamda Hegel’in “Öteki” kavramına göndermelerde bulunur ve hayvanları aidiyetsizliğin sembolik göstergeleri olarak kullanır.
Svetlana Boym’un Immigrant Arts, Diasporic Intimacy, and Alternative Solidarity adlı metninde söylediği gibi:
“Geride bırakılan ev ile insanın başka bir yerde kendisi için kurduğu ev bazen kabul etmek isteyebileceğinden daha fazla ortak noktaya sahiptir. Bir göçmenin büyük bir kararlılıkla koruduğu, taşınabilir ‘evden uzakta ev’, kendi kültürel anavatanının izlerini taşır.”
Göçmenin mekânı artık yeni bir şeye dönüşmüştür: yalnızca evden uzakta bir evden daha fazlası ve uzun zamandır zihinde görselleştirilmiş, idealleştirilmiş ve böylece değişmiş olan anavatandan da daha fazlası. Artık iki ütopyanın birleşiminden oluşan melez bir yapı hâline gelmiştir.
1981 yılında Adana’da doğan Hale Güngör, çocukluğunun büyük bölümünü İsviçre’de küçük bir kasabada geçirdikten sonra 1989’da İstanbul’a geri dönmüştür. Paris’teki Parsons School of Design’da güzel sanatlar (2004) ve New York’taki Pratt Institute’ta resim eğitimi (2009) aldıktan sonra 2010 yılında Stockholm’e taşınmış; sanatçı halen burada yaşamakta ve çalışmalarını sürdürmektedir.