Pg Art Gallery, 17.06 – 14.07.2026 tarihleri arasında “Tutunma Biçimleri” başlıklı grup sergisini paylaşmaktan mutluluk duyar. Balat’ın katmanlı tarihini taşıyan yapı içerisinde kurgulanan sergi, Temas, Sapma ve İz başlıklı üç bölüm halinde kurgulanmıştır. Zaman içinde biriken izleri ve dönüşümleri taşıyan yapının dokusu, serginin çıkış noktalarından birini oluşturur. İzleyici, odalar arasında ilerledikçe yalnızca farklı eserlerle değil, birbirini dönüştüren ilişkiler ağıyla da karşılaşır. Tutunma Biçimleri, koruma ile kırılganlık, hareket ile süreklilik, yakınlaşma ile uzaklaşma arasındaki gerilimlere odaklanır. Sergide yer alan sanatçılar, birbirinden farklı malzeme ve ifade biçimleriyle çalışsalar da üretimlerinde ortak bir soru etrafında buluşurlar: Bir şey nasıl varlığını sürdürür? Bir yüzey, bir beden, bir hafıza ya da bir mekan; kendisini nasıl korur, nasıl dönüştürür ve nasıl iz bırakır? Temas, Sapma ve İz. Bu bölümler birbirinden kesin çizgilerle ayrılan kategoriler değil; aynı sürecin farklı evreleri, birbirine dönüşen ve birbirini besleyen hareket alanlarıdır.
TEMAS
Bu bölüm serginin başlangıç noktasını oluşturur. Burada ilişki henüz kurulmakta, yüzeyler birbirine yaklaşmakta ve formlar karşılıklı etkilenmeye başlamaktadır. Temas yalnızca fiziksel bir karşılaşmayı değil, bakışların, hafızaların, duyguların ve deneyimlerin birbirine değdiği alanları da içerir. Bir bedenin başka bir bedenle, bir yüzeyin başka bir yüzeyle, bir canlının çevresiyle kurduğu ilişki, karşılıklı bir dönüşüm sürecini başlatır. Bu bölümde temas, bir yakınlaşmadan çok, yeni olasılıkların ortaya çıktığı bir eşik olarak belirir.
SAPMA
Temasın ardından hiçbir şey olduğu gibi kalmaz.
Sapma, ilişkilerin yarattığı değişimin görünür hale geldiği bölümdür. Burada dönüşüm karşımıza doğrusal ilerleyen bir süreç olarak çıkmaktansa, yön değiştiren, geciken, çoğalan, çözülüp yeniden kurulan hareketler olarak ele alınır. Bu bölümde biçimler, belirli bir kimliğe ulaşmaktan çok dönüşüm halinde kalır. Sapma, bozulma ya da kayıp değil, yeni yönlerin ve yeni olasılıkların ortaya çıkışıdır.
İZ
Her temas ve her dönüşüm geride bir iz bırakır. Bu bölüm her hareketin ardından yüzeylerde, nesnelerde, bedenlerde ve mekanlarda kalan tortular etrafında şekillenir. Burada hafıza yalnızca zihinsel bir süreç olarak görülmez; maddesel ve mekansal bir birikim olarak ele alınır. İz, burada geçmişe ait donmuş bir kalıntı değil; biçim değiştirerek yaşamaya devam eden bir varlık hali olarak düşünülür.
Ayla Turan, Ayşe Wilson, Ayşe Gül Süter, Cansu Sönmez, Ceren İren, Emre Namyeter, Derya Geylani Vuruşan, Devran Mursaloğlu, Gözde Can Köroğlu, Hasan Pehlevan, Je M'appelle Macid, Kemal Tufan, Lara Törün, MEMO, Metin Ertürk, Ömer Faruk Yaman, Sevim Kaya, Sinem Demirci